defter*
defter/yazma/ENG 101/Sorudan teze, tezden konuya

Sorudan teze, tezden konuya

Verilen soruyu teze çevirmek, tezi en sert itirazla sınamak ve tartışma, sunum ya da ENG 102 için konu bulmak.

Bu derste konu sana veriliyor

ENG 101'de deneme sorusu ve okuma metinleri hocadan geliyor, konu seçmiyorsun. O yüzden buradaki iş iki parçalı. Birincisi verilen soruyu bir teze çevirmek, yani asıl konu seçimi bu. İkincisi student led discussion için metin ve mesele seçmek, sunum konusu bulmak ve ENG 102'nin research paper'ına şimdiden bakmak.

Aşağıdaki 57 başlık ikinci iş için. Her başlığın altında konuyu hangi açıdan tutunca çalıştığı, neden tartışılabilir olduğu ve hangi kitapla başlanacağı yazıyor. Kitapların hepsi Bilkent Kütüphanesi kataloğunda tek tek arandı, bulunamayanlar listeden çıkarıldı.

Tez cümlesinin altı ölçütü

  1. 01Cümledir, başlık değilTez bir başlık ya da konu adı değil, tam bir cümle.
  2. 02Taraf tutar, duyurmaz“Şunu tartışacağım” bir program duyurusu. Tez bir iddia kurar.
  3. 03İtiraz edilebilirOlgu ya da gözlem değil, insanların karşı çıkabileceği bir iddia. İtiraz edilemeyen cümle tez değildir.
  4. 04Dardır900 kelimede kanıtlanabilecek kadar. Üç ayrı iddia üç ayrı deneme demek.
  5. 05Tek ana noktası vardırBirden fazla ana nokta varsa gövde paragrafları hangisini savunacağını bilemiyor.
  6. 06BelirgindirMuğlak sıfat yok. “Daha iyi” ölçülemez: neye göre, hangi ölçütle?

Beş yaygın tez hatası

İçindekiler listesi tez değildir.

taslak

Bu denemede Mencius ve Xunzi'nin insan doğası hakkındaki görüşlerini karşılaştıracağım.

final

Xunzi'nin açıklaması Mencius'unkinden daha savunulabilir, çünkü ahlaki davranışı doğuştan bir eğilime değil öğrenilmiş bir kısıtlamaya bağlıyor ve bu, kısıtlama kalktığında davranışın neden çözüldüğünü açıklayabiliyor.

İlk cümleye kimse hayır diyemez, çünkü bir iddia değil bir program duyurusu. İkincisine itiraz edilebilir.

Ölçülemeyen sıfat kullanma, ölçütü tezin içine koy.

taslak

Mencius'un argümanı daha iyidir.

final

Mencius'un argümanı iç tutarlılık açısından daha güçlüdür, çünkü kötü davranışı açıklarken kendi öncüllerini ihlal etmez; buna karşılık ahlaki eğitimin neden zorunlu olduğunu açıklamakta zayıf kalır.

“İyi” ölçülemez. Ölçütü tezde söylemezsen gövdede her paragraf başka bir ölçüte kayar. İkinci cümle ayrıca bir ödün taşıyor, bu tezi zayıflatmaz.

Sorunun anahtar kelimelerini işaretle ve tezinde tek tek ara.

taslak

İnsan doğası ne tamamen iyi ne tamamen kötüdür; insanı toplum ve çevre şekillendirir.

final

İki metin de davranışın çevreyle şekillendiğini kabul eder; ayrıldıkları nokta başlangıç durumudur ve Xunzi bu noktada daha ikna edicidir, çünkü kendi tezini çürütecek örneği doğrudan ele alır.

Soru “bu iki metinden hangisi daha ikna edici” ise birinci cümle o soruyu cevaplamıyor, konu hakkında genel bir görüş bildiriyor. Otomatik kalmanın bir numaralı sebebi.

Tek bir ilişki iddia et, o ilişki sınanabilir olsun.

taslak

Sosyal medya gençleri, siyaseti ve gazeteciliği kökten değiştirdi.

final

Sosyal medya gençlerde haber tüketimini değiştirdi ama siyasi katılımı artırmadı; bu boşluk, platformların görünürlüğü katılım sayması ve kullanıcının da aynı hatayı yapmasıyla açıklanabilir.

İlk cümle üç ayrı deneme. Üçünü de kanıtlayamazsın, her paragraf yüzeyde kalır ve Support puanı oradan gider.

Kanıtı elinde olmayan iddiayı teze koyma.

taslak

Yapay zekâ insanlığı yok edecek.

final

Bostrom'un felaket senaryosu, sistemin hedefini tek seferde ve eksiksiz tanımlayabileceğimizi varsayar; Russell'ın belirsizlik temelli önerisi tam da bu varsayımı düşürdüğü için daha savunulabilir bir çerçeve sunar.

Elindeki iki metinle kanıtlanamayan tez gövdede sloganlaşır. İkinci cümle büyük soruyu tek bir varsayıma indiriyor ve o varsayım metinlerde tartışılıyor.

Dengeli tez kalıbı

Dört yaygın efsane

Giriş paragrafı huni biçimindedir

Kılavuz girişi bir huniye benzetiyor: üstte geniş, ortada daralan, altta tek bir noktaya inen. Genelden özele giden cümleler konuyu tanıtıyor, sonra tez geliyor. Tek kural şu: sadece okurun gövdeye başlamadan bilmesi gereken bilgiyi koy.

Ödev kâğıdının kendi uyarısı da bunu destekliyor, savunulamaz genel cümlelerle başlama. “İnsanlık tarih boyunca ahlak üzerine düşünmüştür” tipi bir açılış hem kanıtsız hem işlevsiz; huniyi o kadar yukarıdan başlatmak gerekmiyor.

Tezini bırakmadan önce dört soru

Ödün ve çürütme aynı şey değil

HamleNe yaparTezine etkisi
Ödün (concession)Karşı tarafın haklı olduğu noktayı kabul edersinZayıflatmaz, kapsamını daraltır
Çürütme (refutation)İddianın neden tutmadığını gösterirsin: yanlış varsayım, eksik kanıt ya da metnin kendi karşı örneğiTezin dayanağını güçlendirir

Karşı argümanı yazmadan önce tabloya çıkar

  1. 01İki kolon çizSol kolona kendi iddian ve gerekçeleri, sağ kolona karşı tarafın o gerekçeye vereceği cevap.
  2. 02Sağ kolonu savunmadan doldurKendi tarafını savunmaya çalışma, sadece en iyi itirazı yaz.
  3. 03Cevapsız satırı bulSağ kolonda cevap veremediğin bir satır varsa tezini o satıra göre daralt. Bu yenilgi değil, tezi kurtarmanın yolu.
  4. 04Kalan itirazı denemeye taşıTablo bittiğinde hangi gerekçenin savunulabilir olduğu ve hangi itirazın denemede ele alınması gerektiği elinde oluyor.

Straw man: kendi kurduğun karikatürü yıkmak

Test basit: yazdığın karşı argümanı karşı tarafın kendisi okusa “evet, benim konumum bu” der mi?

taslak

Mencius'a inananlar, insanların hiçbir zaman kötülük yapmadığını düşünür. Oysa savaşlar bunun tersini gösteriyor.

final

Mencius'un konumu, kötülüğün varlığını reddetmez; kötülüğü doğuştan gelen bir eğilim değil, bozulmuş bir gelişim olarak açıklar. Bu açıklama savaş gibi büyük ölçekli örnekleri kapsayabilir. Yine de bir şeyi açıklamakta zorlanır.

İkincisi karşı tarafı en iyi hâliyle kuruyor ve o hâliyle bile bir boşluk gösteriyor. Mantık hataları izlencede ayrı bir hafta, yani hoca bunları arıyor.

Karşı argümanda kullanabileceğin hamleler

Karşı argüman nereye konur

YerGücüRiski
Tezin hemen ardından tek paragrafYönetmesi en kolayEn zayıf etki
Her gövde paragrafının sonunda mini itiraz ve cevapEn güçlüsüDisiplin ister, kolayca dağılır
Sonuçtan önce ayrı bölümUzun denemede iyiKısa denemede sonu ağırlaştırır
Önerilen: gövdenin ortasında bir tam paragraf2,5-4 sayfalık denemede en dengelisiÖdünle paragrafı bitirmemek şartıyla

Deneme “her iki taraf da bir açıdan haklıdır” diye bitiyorsa tez kaybolmuş demektir. Her ödün cümlesini “ancak” veya “buna karşılık” ile kendi iddiana bağla, ödünle paragrafı bitirme.

Mantık hataları ve denemede aldıkları biçim

HataDenemede nasıl görünür
Begging the questionTopic sentence ile paragrafın son cümlesi aynı şeyi söylüyor, arada kanıt yok
Post hoc (kronolojiyi nedensellik sanmak)“Sosyal medya yayıldı, kaygı arttı, demek ki sebep sosyal medya.” İki eğilimi yan yana koymak okurken nedensellik gibi okunuyor
Either-or (yanlış ikilem)“Ya doğuştan ya öğrenilmiş.” Üçüncü seçenek genellikle var ve genellikle daha savunulabilir
Overreliance on authorityKaynağı “X profesördür” diye kullanmak. Kaynağın argümanını kullanmak başka şey
Hasty generalizationTek vaka, tek deney ya da kendi çevrenden üç örnekle genel sonuç
OversimplifyingKarmaşık soruya kolay cevap, genellikle mantığa değil duyguya seslenerek
Ad hominemİddia yerine iddia sahibini hedef almak. Rubrikte ayrı bir yasak: yazarlara sert saldırı yok
Red herringKarşı argüman paragrafında asıl itiraz yerine kolay bir itirazın cevaplanması
SlantingDestekleyen kanıtı öne çıkarıp diğerini bastırmak. Kaynağı yanlış temsile kadar giderse artık atıf sorunu
Slippery slopeBir şeyin kaçınılmaz olarak ötekine yol açacağını varsaymak
Sob storyOkurun duygusunu kullanarak gerekçesiz sonuca götürmek
Straw manKarşı tarafın zayıf bir taklidini kurup onu çürütmek
Anecdotal fallacyKendi başına gelen bir olayı kanıt saymak
Appeal to popularityÇoğunluk böyle düşünüyor diye doğru saymak
Personal assurance“Eminim ki”, “kesinlikle” diyerek kanıtın yerine kendi güvenini koymak

Her şey tartışılamaz

Programın argüman kılavuzu neyin tartışılabilir olmadığını sayıyor ve bu liste zaman kazandırıyor. Olgular tartışılmaz ama olgunun önemi ya da sonuçları genellikle tartışılır. İmkânsızlıklar tartışılmaz. Tercihler tartışılmaz, çünkü mantıkla değişmiyor: “rock rap'ten iyidir” bir zevk beyanı. Rasyonel ya da deneysel doğrunun ötesindeki inançlar da tartışılmaz. Kılavuzun ayrı bir maddesi de şu: anlaşmazlık ve kavga argüman değildir.

Pratik ölçü: tezin bir olgu beyanına indirgenebiliyorsa tartışacak bir şey yok, bir zevk beyanına indirgenebiliyorsa kanıtlanacak bir şey yok. İkisi de “bu tez tartışılabilir değil” geri bildirimiyle dönüyor.

Kendi taslağında mantık hatası aramanın en hızlı yolu tek bir soru: bu cümlenin doğru olması için sessizce neyi kabul etmiş olmam gerekiyor?

Konu bankası: Ahlak, kötülük ve sorumluluk

Ahlak doğuştan mı geliyor, sonradan mı öğreniliyor?

"İnsan iyi mi kötü mü" diye sorma, cevabı yok. "Ahlaki sezgi doğuştan mı" diye sor: iki tarafın da deneysel iddiası ve karşı örneği var. Aynı bebek ve maymun çalışmaları iki tarafça farklı okunuyor. Aynı kanıtın iki okuması olduğu her yerde tartışılabilir bir soru vardır.

Jonathan Haidt, The Righteous Mind (2012) · Frans de Waal, Primates and Philosophers (2006) · Michael Shermer, The Science of Good and Evil (2004) → katalogda: İyilik ve kötülüğün bilimi : insanlar neden aldatır, dedikodu yapar, ilgi gösterir, paylaşır ve Altın Kural'a · John Mikhail, Elements of Moral Cognition (2011) · Marc D. Hauser, Moral Minds (2006) · Charles Darwin, The Descent of Man (1871)

Empati iyi bir ahlaki pusula mı?

Empatiyi savunmak yerine ölçülebilir bir iddiaya bağla: empati karar verirken sistematik olarak yanıltıyor mu? Tek kurbana odaklanma, gruba körlük. Bloom sezgiye ters bir tez savunuyor, de Waal empatinin evrimsel temelini gösteriyor. İki kitap birbirine doğrudan cevap veriyor.

Paul Bloom, Against Empathy (2016) · Frans de Waal, Primates and Philosophers (2006) · Frans de Waal, The Age of Empathy (2009) · Daniel Goleman, Emotional Intelligence (1995) · Antonio Damasio, Descartes' Error (1994)

Sıradan insan nasıl kötülük yapar: durum mu, karakter mi?

Durumcu açıklamayı savunacaksan Stanford hapishane deneyinin metodolojik olarak ağır eleştiri aldığını görmezden gelme; kanıtın oradan çürütülür. Browning'in polis taburu verisi daha sağlam zemin. Tarihsel vaka, laboratuvar deneyi ve felsefi çerçeve birbirini test ediyor. Kanıt türlerini kıyaslama pratiğinin en verimli olduğu konu.

Philip Zimbardo, The Lucifer Effect (2007) · Christopher R. Browning, Ordinary Men (1992) · Hannah Arendt, Eichmann in Jerusalem (1963) → katalogda: Kötülüğün sıradanlığı : Eichmann in Jerusalem :a report on the banality of evil · Stanley Milgram, Obedience to Authority (1974) · John M. Doris, Lack of Character (2002) · Elliot Aronson, The Social Animal (1972)

"Kötülük" kavramı açıklayıcı bir araç mı, yoksa açıklamayı bitiren bir etiket mi?

Kavramın kendisini sorgula: "kötü" demek bir açıklama mı, yoksa açıklamayı bitiren bir etiket mi? Tez, kavramın işe yarayıp yaramadığı üzerine kurulabilir. Neiman kavramı modern düşüncenin merkezine koyuyor, Midgley onu sıradan kusurların birikimi olarak açıklıyor, Nietzsche kavram çiftinin kendisini tarihselleştiriyor. Aynı kelimeye üç farklı iş yükleniyor; tanım tartışması nadiren bu kadar somut.

Susan Neiman, Evil in Modern Thought (2002) · Mary Midgley, Wickedness (1984) · C. S. Lewis, The Problem of Pain (1940) · Friedrich Nietzsche, Beyond Good and Evil (1886) · Hannah Arendt, The Origins of Totalitarianism (1951) · Hannah Arendt, Eichmann in Jerusalem (1963) → katalogda: Kötülüğün sıradanlığı : Eichmann in Jerusalem :a report on the banality of evil

İtaat deneyleri gerçekte ne kanıtlıyor?

Deneyin sonucunu değil yorumunu tartış: katılım oranı itaatin gücünü mü gösteriyor, deney tasarımının ikna gücünü mü? Blass deneyin ve deneycinin kendi hikâyesini yazıyor, Zimbardo aynı çerçeveyi başka bir kuruluma taşıyor, Cialdini ise mekanizmayı gündelik ikna tekniklerine bağlıyor. Kanıtın kendisinin tartışıldığı bir vaka, üstelik ders kitaplarında hâlâ kesinlik olarak anlatılıyor.

Stanley Milgram, Obedience to Authority (1974) · Thomas Blass, The Man Who Shocked the World (2004) · Philip Zimbardo, The Lucifer Effect (2007) · Robert B. Cialdini, Influence: The Psychology of Persuasion (1984) → katalogda: Influence : the psychology of persuasion · Elliot Aronson, The Social Animal (1972) · Robert B. Cialdini, Influence: Science and Practice (2001) → katalogda: Influence : science and practice

Ceza ıslah için mi, öç için mi? Hapishane neyi başarıyor?

"Hapishane işe yarıyor mu" sorusunu "neyi başarmaya çalışıyor" sorusuna çevir. Islah, caydırma ve öç farklı ölçütler; hangisine göre başarısız olduğunu söylemeden değerlendirme yapılamaz. Foucault kurumun amacını yeniden tanımlıyor, Garland ölçülebilir politika verisiyle çalışıyor. Felsefi çerçeve ile ampirik veriyi aynı denemede kullanma alıştırması.

Michel Foucault, Discipline and Punish (1977) · David Garland, The Culture of Control (2001) · David Garland, Punishment and Modern Society (1990) · Michelle Alexander, The New Jim Crow (2010) · Lawrence M. Friedman, Crime and Punishment in American History (1993) · Niccolo Machiavelli, The Prince (None)

Soykırımı sıradan insanlar nasıl uyguluyor?

Failin "canavar" olmadığı tezi kolay; zor olan bunun ne kadarının durum ne kadarının ideoloji olduğunu ayırmak. Browning ile Goldhagen bu ayrımda taban tabana zıt. İki tarihçi aynı arşiv malzemesini kullanıp zıt sonuçlara varıyor. Bir denemede iki kaynağın aynı kanıttan farklı sonuç çıkarmasını göstermek en güçlü hamledir.

Christopher R. Browning, Ordinary Men (1992) · Daniel Jonah Goldhagen, Hitler's Willing Executioners (1996) · Timothy Snyder, Bloodlands (2010) · Raul Hilberg, The Destruction of the European Jews (1961) · Zygmunt Bauman, Modernity and the Holocaust (1989) → katalogda: Modernite ve Holocaust= Modernity and the Holocaust · Hannah Arendt, The Origins of Totalitarianism (1951)

Dürüstlük bir karakter özelliği mi, bir fiyat sorusu mu?

Dürüstlüğü karakter olarak değil, koşullara duyarlı bir davranış olarak ele al: hangi koşul altında kaç kişi aldatıyor? Ariely aldatmanın koşula duyarlı olduğunu deneyle gösteriyor, Bazerman aynı davranışı fark etmeden yapılan ihlaller olarak kuruyor, Kahneman ise mekanizmanın bilişsel temelini veriyor. Çift katmanlı tartışma daha yüksek not getirir.

Dan Ariely, Predictably Irrational (2008) · Max H. Bazerman, Blind Spots (2011) · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011) · Richard H. Thaler, Nudge (2008) · Niccolo Machiavelli, The Prince (None)

Psikopati bir mazeret mi? Sorumluluk nerede başlar?

"Psikopatlar kötüdür" demek yerine sorumluluğun eşiğini sor: bir kişilik yapısı ahlaki sorumluluğu azaltıyorsa, aynı mantık başka kişilik farkları için de geçerli olmalı mı? Oakley biyolojik bir açıklama kuruyor, Wilson suçu kişilik ve çevrenin kesişiminde arıyor, Fromm yıkıcılığı karakterle değil toplumsal koşulla açıklıyor. Üç farklı açıklama düzeyi aynı davranışı hedefliyor.

Barbara Oakley, Evil Genes (2007) · James Q. Wilson, Crime and Human Nature (1985) · Erich Fromm, The Anatomy of Human Destructiveness (1973) · Erich Fromm, Escape from Freedom (1941)

Şiddet gerçekten azalıyor mu? İstatistik hangi soruyu cevaplıyor?

Pinker'ın tezi nüfusa oranlı ölçüme dayanıyor; itiraz da tam olarak oraya geliyor. Tartışmayı "azaldı mı" değil "hangi ölçüt hangi soruyu cevaplıyor" üzerine kur. İstatistiksel bir iddianın ölçüt seçimiyle nasıl kurulduğunu göstermek, ders denemesinde kanıt analizi kaleminin tam ortasına düşüyor.

Steven Pinker, The Better Angels of Our Nature (2011) · Steven Pinker, The Blank Slate (2002) · Ian Morris, War: What Is It Good For? (2014) → katalogda: War! What is it good for? : conflict and the progress of civilization from primates to robots · Jared Diamond, Guns, Germs, and Steel (1997) · Dave Grossman, On Killing (1995) · Erich Fromm, The Anatomy of Human Destructiveness (1973)

Konu bankası: Teknoloji, veri ve risk

Algoritmik karar sistemleri neyi "adil" sayıyor?

"Algoritmalar önyargılı" cümlesi tez değil. Sor: bir sistemin çıktısını 'adil' sayan ölçütü kim seçiyor ve o seçim teknik bir karar mı yoksa siyasi bir karar mı? O'Neil ve Benjamin somut vaka veriyor; Russell ve Bostrom aynı sorunu hedef tanımlama problemi olarak kuruyor. Mühendislik öğrencisi için hem tanıdık hem hâlâ açık bir tartışma.

Ruha Benjamin, Race After Technology (2019) · Cathy O'Neil, Weapons of Math Destruction (2016) · Stuart Russell, Human Compatible (2019) · Nick Bostrom, Superintelligence (2014)

Otonom araç kararı: ahlaki ikilemler mühendislik şartnamesine nasıl çevrilir?

Tramvay problemini tekrar anlatma. Sor: ahlaki bir ilkeyi bir şartnameye çevirmek onu değiştirir mi? Kod yazılabilir hâle gelen ilke aynı ilke mi kalıyor? Wallach ve Maurer çeviri sorununu doğrudan tartışıyor; Bostrom ve Russell aynı problemi hedef tanımlama düzeyine taşıyor. Soyut etik ile mühendislik kısıtı arasındaki gerilim, ENG 101'in istediği türden tartışılabilir bir sorudur.

Wendell Wallach, Moral Machines (2009) · Markus Maurer, Autonomous Driving (2016) · Nick Bostrom, Superintelligence (2014) · Stuart Russell, Human Compatible (2019) · Erik Brynjolfsson, The Second Machine Age (2014) · Max Tegmark, Life 3.0 (2017)

Otomasyon işi yok mu ediyor, yeniden mi dağıtıyor?

"Robotlar işimizi alacak mı" sorusunu bırak; "teknoloji üretkenliği artırırken kazancı kim topluyor" sorusuna geç. Bu, kanıtı olan bir soru. Acemoglu ile Brynjolfsson aynı veriden farklı politika sonucu çıkarıyor. İki ekonomistin aynı olguyu farklı çerçevelemesi, deneme için hazır bir anlaşmazlık.

Erik Brynjolfsson, The Second Machine Age (2014) · Daron Acemoglu, Power and Progress (2023) · Martin Ford, The Rise of the Robots (2015) · Thomas Piketty, Capital in the Twenty-First Century (2014) · Max Tegmark, Life 3.0 (2017)

Veri toplama bir hizmet bedeli mi, bir mülkiyet devri mi?

Mahremiyeti 'gizlilik' olarak değil, verinin kim tarafından ve hangi amaçla kullanıldığı olarak tanımlayan bir çerçeve seç; "gizleyecek bir şeyim yok" itirazı o çerçevede çöküyor. Zuboff mülkiyet çerçevesi, Lyon gözetimin kurumsal tarihi, Foucault ise görülmenin kendisinin bir denetim aracı olduğunu veriyor. Üç farklı düzeyi karşılaştırmak tanım tartışmasını somutlaştırıyor.

Shoshana Zuboff, The Age of Surveillance Capitalism (2019) · Bruce Schneier, Data and Goliath (2015) · David Lyon, Surveillance Studies (2007) → katalogda: Routledge handbook of surveillance studies · George Orwell, 1984 (None) · Michel Foucault, Discipline and Punish (1977)

Aynı platform hem örgütlenmeyi hem kutuplaşmayı besliyorsa mekanizma ne?

Aynı platformun hem örgütlenmeyi hem kutuplaşmayı beslediğini kabul et, sonra mekanizmayı sor: fark platformdan mı, kullanım biçiminden mi, yoksa mevcut medya düzeninden mi geliyor? Tufekci aynı araçların hem hareket kurduğunu hem hareketi kırılganlaştırdığını gösteriyor; Pariser ve Vaidhyanathan tasarım kaynaklı bir açıklama veriyor; Lippmann aynı sorunu bir asır önce gazete için kurmuş. Yeni sanılan mekanizmanın eski bir versiyonu olması iyi bir tez malzemesi.

Zeynep Tufekci, Twitter and Tear Gas (2017) · Eli Pariser, The Filter Bubble (2011) · Siva Vaidhyanathan, Antisocial Media (2018) · Walter Lippmann, Public Opinion (1922)

Ortak havuz kaynakları ne zaman çöker, ne zaman çökmez?

"Ortakların trajedisi" kaçınılmaz değil; Ostrom'un saha verisi kaçınıldığı örnekleri gösteriyor. Tezi "ne zaman çöker" sorusu üzerine kur. Ostrom'un ampirik bulgusu klasik teoriyi doğrudan çürütüyor ve Nobel bu yüzden verildi. Açık kaynak yazılım ve bilgi ortakları aynı çerçeveyle tartışılabiliyor.

Elinor Ostrom, Governing the Commons (1990) · Yochai Benkler, The Wealth of Networks (2006) · Lawrence Lessig, Free Culture (2004) · Eric S. Raymond, The Cathedral and the Bazaar (1999) · Charlotte Hess, Understanding Knowledge as a Commons (2007)

Felaketler tek bir hatadan mı, örgütün normalleştirdiği riskten mi çıkıyor?

Tek bir hatalı parçayı suçlamak kolay. Sor: örgüt riski nasıl normalleştirdi? Vaughan'ın "sapmanın normalleşmesi" kavramı bunu ölçülebilir kılıyor. Perrow kazayı sistem karmaşıklığının kaçınılmaz sonucu sayıyor, Petroski tasarım kararlarının tarihini veriyor, Norman ise hatayı kullanıcıya değil arayüze yazıyor. Mühendislik öğrencisi için ödev sonrası da işe yarayan bir çerçeve.

Charles Perrow, Normal Accidents (1984) · Henry Petroski, Design Paradigms (1994) · Donald A. Norman, The Design of Everyday Things (1988)

Şifreleme: bireysel hak mı, kamu güvenliği sorunu mu?

Tartışmayı "güvenlik mi mahremiyet mi" ikilemine sıkıştırma; teknik gerçeği sor: bir arka kapı sadece yetkili taraf için açık tutulabilir mi? Schneier hem teknik hem politika tarafını yazıyor, Singh ise aynı çatışmanın yüzyıllık tarihini veriyor. Teknik imkânsızlık iddiasıyla politika talebinin çarpıştığı yerde tez kurmak kolay.

Bruce Schneier, Data and Goliath (2015) · Simon Singh, The Code Book (1999) · Bruce Schneier, Applied Cryptography (1996)

"Akıllı şehir" kimin problemini çözüyor?

"Akıllı şehir iyi mi kötü mü" sorma. Sor: hangi problem ölçülebilir olduğu için seçiliyor, hangisi ölçülemediği için görünmez kalıyor? Scott'un okunabilirlik kavramı, ölçülebilir hâle getirmenin neyi görünmez kıldığını gösteriyor; Jacobs ve Lynch aynı soruyu şehrin kullanıcısı tarafından soruyor. Kentsel tasarım ve mühendislik öğrencisi için doğrudan uygulanabilir.

James C. Scott, Seeing Like a State (1998) · Jane Jacobs, The Death and Life of Great American Cities (1961) · Kevin Lynch, The Image of the City (1960) · Neil Postman, Technopoly (1992)

Model ne zaman bilgi, ne zaman kendini kandırma aracı?

Modeli değil model kullanımını tartış: belirsizliği rakama çeviren bir model, belirsizliği azaltıyor mu yoksa gizliyor mu? Taleb ile Tetlock aynı problemin iki farklı çözümünü öneriyor: kırılganlığı azaltmak ve tahmini kalibre etmek. İki reçetenin karşılaştırılması tezi tek başına taşıyor.

Nate Silver, The Signal and the Noise (2012) · Nassim Nicholas Taleb, The Black Swan (2007) · Donella H. Meadows, Thinking in Systems (2008) · Philip E. Tetlock, Expert Political Judgment (2005) · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011) · Thomas S. Kuhn, The Structure of Scientific Revolutions (1962)

Konu bankası: Ekonomi, eşitsizlik ve kalkınma

Ülkeleri zengin yapan coğrafya mı, kurumlar mı?

Coğrafya ile kurum açıklamasını yarıştırmak yerine sor: kurumlar coğrafyanın sonucuysa açıklama hâlâ kurumsal mı kalıyor? Acemoglu-Robinson ile Diamond açıkça birbirine cevap veriyor. İktisat ve uluslararası ilişkiler öğrencisi için hem tanıdık hem hâlâ açık bir tartışma.

Daron Acemoglu, Why Nations Fail (2012) · Jared Diamond, Guns, Germs, and Steel (1997) · David S. Landes, The Wealth and Poverty of Nations (1998) · Daron Acemoglu, The Narrow Corridor (2019)

Eşitsizliği ölçmek onu tartışmayı nasıl değiştiriyor?

Eşitsizliğin arttığını kanıtlamaya çalışma, ölçütü tartış: ülke içi mi küresel mi, gelir mi servet mi, vergi öncesi mi sonrası mı? Cevap ölçütle değişiyor. Milanovic küresel ölçekte Piketty'nin ulusal bulgusundan farklı bir eğilim gösteriyor. Aynı olgunun iki ölçekte ters görünmesi güçlü bir tez malzemesi.

Thomas Piketty, Capital in the Twenty-First Century (2014) · Branko Milanovic, Global Inequality (2016) → katalogda: Worlds Apart Measuring International and Global Inequality · Anthony B. Atkinson, Inequality: What Can Be Done? (2015) → katalogda: Inequality : what can be done? · Angus Deaton, The Great Escape (2013) · Richard G. Wilkinson, The Spirit Level (2009) · John Rawls, A Theory of Justice (1971)

Kalkınma yardımı işe yarıyor mu? Kanıt hangi ölçekte geçerli?

"Yardım işe yarıyor mu" sorusunu ölçek sorusuna çevir: randomize deneyle kanıtlanan bir müdahale ulusal ölçekte de çalışır mı? Banerjee ve Duflo saha deneyleriyle mikro kanıt üretiyor; Moyo ve Sachs aynı soruya makro ölçekte taban tabana zıt cevap veriyor. Dış geçerlilik tartışması ekonomi öğrencisi için ders sonrası da geçerli.

Abhijit V. Banerjee, Poor Economics (2011) · Dambisa Moyo, Dead Aid (2009) · Jeffrey Sachs, The End of Poverty (2005)

Liyakat bir ölçüm mü, bir meşrulaştırma mı?

Liyakatin ölçülebilirliğini sorgulamak yerine işlevini sor: sonuçları meşrulaştırmak için mi kullanılıyor, dağıtımı düzeltmek için mi? Young kavramı hicivle icat etti; Rawls, Nozick ve Walzer dağıtımın hangi ölçüte göre adil sayılacağını üç farklı biçimde cevaplıyor; Bourdieu ölçülen 'yeteneğin' nereden geldiğini soruyor. Kavramın kendi tarihinin argümana dönüştüğü ender bir örnek.

Michael Young, The Rise of the Meritocracy (1958) · Michael J. Sandel, Justice: What’s the Right Thing to Do? (2009) → katalogda: Justice : what's the right thing to do? · John Rawls, A Theory of Justice (1971) · Robert Nozick, Anarchy, State, and Utopia (1974) · Michael Walzer, Spheres of Justice (1983) · Pierre Bourdieu, Distinction (1979) → katalogda: La distinction: critique sociale du jugement.

Davranışsal ekonomi politikaya girdiğinde kim adına karar veriliyor?

"Nudge iyi mi" değil: birinin adına karar verirken tercih kimin? Paternalizm itirazı burada teknik değil, ilkesel. Thaler ve Sunstein müdahaleyi savunuyor, Kahneman ve Ariely mekanizmanın deneysel temelini veriyor, Mill'in klasik özgürlük argümanı ise itirazın kendisini kuruyor. Üç konumlu tartışma tezi dengelemeyi kolaylaştırıyor.

Richard H. Thaler, Nudge (2008) · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011) · Richard H. Thaler, Misbehaving (2015) · Dan Ariely, Predictably Irrational (2008) · John Stuart Mill, On Liberty (None)

Sanayileşmede devletin rolü: koruma mı, serbest ticaret mi?

Serbest ticaret ile korumacılığı ideolojik olarak yarıştırma; tarihsel sırayı sor: bugün serbest ticareti savunan ülkeler nasıl sanayileşti? Chang'in tarihsel iddiası doğrudan bir çelişki gösteriyor: bugün serbest ticareti savunan ülkeler korumayla sanayileşti. Wade aynı iddiayı Doğu Asya verisiyle sınıyor. Türkiye bağlamına taşınabilir olması ekstra avantaj.

Ha-Joon Chang, Kicking Away the Ladder (2002) · Robert Wade, Governing the Market (1990) · Ha-Joon Chang, Bad Samaritans (2007)

Göç: kim için maliyet, kim için kazanç?

"Göç iyi mi kötü mü" sorusu cevaplanamaz. Sor: maliyet ve kazanç hangi grup için, hangi zaman ölçeğinde ortaya çıkıyor? Betts mevcut mülteci rejiminin kendisini bozuk sayıyor, Castles göçü tek bir nedene indirgemenin neden işlemediğini gösteriyor, Gellner ise 'kim vatandaş sayılır' sorusunun ulus kurgusundan çıktığını. Türkiye'nin kendi verisiyle tartışılabilecek en yakın konu.

Alexander Betts, Refuge (2017) · Stephen Castles, The Age of Migration (1993) · Ernest Gellner, Nations and Nationalism (1983)

Konu bankası: Kent, ulus ve tarih

Konut krizi arz sorunu mu, bölüşüm sorunu mu?

Arz kısıtı ile bölüşüm açıklamasını karşılaştır: konut fiyatı imar kısıtından mı yükseliyor, yatırım aracı hâline gelmesinden mi? Glaeser arz tarafını, Harvey ve Desmond bölüşüm tarafını savunuyor. Aynı olgunun iki nedensel açıklaması, deneme için hazır iskelet.

Edward Glaeser, Triumph of the City (2011) · Jane Jacobs, The Death and Life of Great American Cities (1961) · David Harvey, Rebel Cities (2012) · Mike Davis, Planet of Slums (2006) · Matthew Desmond, Evicted (2016) · Kevin Lynch, The Image of the City (1960)

Türkiye’de kentleşme: gecekondu neyin çözümüydü?

Gecekonduyu sorun olarak değil çözüm olarak ele al: kim için hangi problemi çözdü, hangi maliyeti kime yıktı? Karpat'ın saha çalışması dönemin resmî söylemine ters. Kendi şehrinde gözlemleyebileceğin bir olguyu akademik literatürle test etmek, kanıt kaleminde avantaj.

Çağlar Keyder, Istanbul: Between the Global and the Local (1999) → katalogda: Istanbul : between the global and the local · Kemal H. Karpat, The Gecekondu (1976) · Mike Davis, Planet of Slums (2006) · James Holston, Cities and Citizenship (1999) · David Harvey, Rebel Cities (2012)

Ulus nasıl "hayal ediliyor"?

Ulusun "inşa edildiği" tezi artık tartışmalı değil; tartışmalı olan ne kadarının inşa olduğu. Anderson ile Smith bu noktada ayrılıyor. Hobsbawm'ın icat edilmiş gelenek kavramı somut örneklerle sınanabiliyor. Türkiye örnekleri literatürde bol, yani kanıt bulmak kolay.

Benedict Anderson, Imagined Communities (1983) → katalogda: 2 Anderson B Imagined communities Ch. 6 1983 · Ernest Gellner, Nations and Nationalism (1983) · Eric Hobsbawm, The Invention of Tradition (1983) · Eric Hobsbawm, Nations and Nationalism since 1780 (1990) · Anthony D. Smith, National Identity (1991)

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: kopuş mu süreklilik mi?

Kopuş ve süreklilik ikilemini tek bir kuruma indir: hukuk, eğitim ya da bürokrasi. Genel "devrim mi evrim mi" sorusu bir denemeye sığmıyor. Zürcher süreklilik, Bernard Lewis kopuş vurgusu yapıyor ve ikisi aynı olayları anlatıyor. Aynı olayın iki farklı çerçevelemesi tam olarak istenen malzeme.

Erik J. Zürcher, Turkey: A Modern History (1993) → katalogda: Turkey : a modern history · Feroz Ahmad, The Making of Modern Turkey (1993) · Bernard Lewis, The Emergence of Modern Turkey (1961) · Feroz Ahmad, Turkey: The Quest for Identity (2003) → katalogda: Turkey : the quest for identity

Dil reformu bir arınma mı, bir kopuş mu?

Dil reformunu başarı-başarısızlık ekseninde değerlendirmek yerine ölçütü sor: hedef anlaşılırlık mıydı, kopuş muydu, yoksa yeni bir kimlik miydi? Geoffrey Lewis reformu "felaket bir başarı" diye tanımlıyor; bu ifadenin kendisi bir tez tartışması. Anderson'ın çerçevesiyle birleştirilebiliyor.

Geoffrey Lewis, The Turkish Language Reform (1999) · Benedict Anderson, Imagined Communities (1983) → katalogda: 2 Anderson B Imagined communities Ch. 6 1983 · Stephen Barbour, Language and Nationalism in Europe (2000) · Nikolas Coupland, The Handbook of Language and Globalization (2010) · Ronald Wardhaugh, An Introduction to Sociolinguistics (None)

Konu bankası: Bilim, iklim ve sağlık

Bir bulgu tekrar edilemiyorsa ne biliyoruz?

Tek bir çürütülen bulguyu anlatmak yeterli değil. Sor: sistem yanlış bulguyu üretiyorsa hata bireysel mi, teşvik yapısı mı? Popper yanlışlanabilirliği ölçüt yapıyor, Kuhn bilimin fiilen böyle çalışmadığını savunuyor, Kahneman küçük örneklemle çalışmanın kendi alanında ne ürettiğini itiraf ediyor. Ölçüt ile pratik arasındaki açık, tez için hazır bir gerilim.

Thomas S. Kuhn, The Structure of Scientific Revolutions (1962) · Karl Popper, The Logic of Scientific Discovery (1959) · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011)

İklim tartışması bilimsel bir belirsizlik mi, siyasi bir tercih mi?

Bilimsel uzlaşıyı kanıtlamaya çalışma, o tartışma bitti. Sor: uzlaşı varken politika neden ilerlemiyor, belirsizlik mi, çıkar mı, çerçeveleme mi? Oreskes belirsizliğin bilinçli üretildiğini arşiv belgeleriyle gösteriyor, Klein sorunu ekonomik düzenin kendisine bağlıyor, Wallace-Wells sonucu, Beck ise riskin nasıl dağıtıldığını anlatıyor. Aynı olgunun dört farklı açıklama düzeyi, karşılaştırma için ideal.

Naomi Oreskes, Merchants of Doubt (2010) · Naomi Klein, This Changes Everything (2014) · David Wallace-Wells, The Uninhabitable Earth (2019) · Ulrich Beck, Risk Society (1986)

Nükleer enerji riskin hangi türünü değiştiriyor?

Riski toplam ölüm sayısıyla karşılaştırmak tek başına zayıf bir argüman. Sor: nükleer riskin türü (düşük olasılık, yüksek sonuç) diğer risklerle aynı ölçekte karşılaştırılabilir mi? Perrow karmaşık sistemlerde kazanın yapısal olduğunu savunuyor, Beck riskin modern toplumda nasıl dağıtıldığını kuruyor, Rhodes teknolojinin kendi tarihini veriyor. Risk karşılaştırmasının ölçüt sorunu mühendislik öğrencisi için verimli.

Charles Perrow, Normal Accidents (1984) · Ulrich Beck, Risk Society (1986) · Richard Rhodes, The Making of the Atomic Bomb (1986)

Ömrü uzatmak ile hayatı iyileştirmek aynı hedef mi?

Ömür uzatmayı hedef almak ile hayatı iyileştirmeyi hedef almak farklı ölçütler. Tezi ölçüt seçimi üzerine kur. Gawande'nin klinik gözlemleri kurumsal teşviklerle çelişiyor. Tıp ve psikoloji öğrencisi için hem yakın hem duygusal olmayan bir çerçeve.

Atul Gawande, Being Mortal (2014) · Sherwin B. Nuland, How We Die (1994) · Siddhartha Mukherjee, The Emperor of All Maladies (2010) · Susan Sontag, Illness as Metaphor (1978) → katalogda: Bir metafor olarak hastalık= Illness as metaphor

Konu bankası: Sanat, imge ve çeviri

Bir imge nasıl ikna eder?

Bir imgeyi "güzel" ya da "etkili" bulmak analiz değil. Sor: imge hangi bakışı doğal gösteriyor, neyi çerçevenin dışında bırakıyor? Berger ve Sontag aynı olguyu farklı yerden tutuyor: biri mülkiyet ve bakış, öteki tanıklık ve duyarsızlaşma. GSF ve İletişim öğrencisi için temel metinler.

John Berger, Ways of Seeing (1972) · Susan Sontag, On Photography (1977) · Roland Barthes, Camera Lucida (1980) · Susan Sontag, Regarding the Pain of Others (2003) · E. H. Gombrich, The Story of Art (1950)

Belgesel "gerçek" iddiasını neye dayandırıyor?

Belgeselin "gerçeği gösterdiği" iddiasını doğrudan tartış: kurgu, ses ve sıralama seçimleri gerçeklik iddiasını zayıflatıyor mu, kuruyor mu? Nichols türü kiplere ayırıyor, Bazin ontolojik bir iddia savunuyor. İletişim ve sinema öğrencisi için ödev sonrası da kullanılan bir çerçeve.

Bill Nichols, Introduction to Documentary (2001) · André Bazin, What Is Cinema? (1967) · Bill Nichols, Representing Reality (1991) · Michael Renov, Theorizing Documentary (1993)

Örnekleme (sampling) hırsızlık mı, gelenek mi?

Örneklemeyi hırsızlık ya da sanat diye etiketlemek yerine sor: özgünlük tanımı teknolojiyle birlikte mi değişiyor, hukuk mu geride kalıyor? Demers hukuki vakaları topluyor, Lessig aynı pratiği kültürel üretimin normali sayıyor, Frith ise 'özgün performans' ölçütünün kendisini sorguluyor. Müzik öğrencisi için doğrudan mesleki bir soru.

Joanna Teresa Demers, Steal This Music (2006) · Simon Frith, Performing Rites (1996) · Lawrence Lessig, Free Culture (2004)

Uyarlama filme "sadık" olmak zorunda mı?

Sadakat ölçütünü sorgula: bir filmi kitaba sadakatle değerlendirmek, filmi kendi ölçütleriyle değerlendirmeyi engelliyor mu? Hutcheon sadakat ölçütünü açıkça reddediyor, Leitch tartışmanın kendisini eleştiriyor. Karşılaştırmalı edebiyat ve sinema için hazır bir anlaşmazlık.

Linda Hutcheon, A Theory of Adaptation (2006) · Robert Stam, Literature Through Film (2005) · Brian McFarlane, Novel to Film (1996) · James Naremore, Film Adaptation (2000) · Thomas Leitch, Film Adaptation and Its Discontents (2007)

Bir yapıtın fiyatı neyin ölçüsü?

Fiyatın estetik değerle ilişkisini varsayma; kurumsal mekanizmayı sor: fiyatı belirleyen kim, hangi bilgiyle? Bourdieu değerin nasıl kurumsal olarak üretildiğini gösteriyor, Berger bakışın mülkiyetle ilişkisini, Gombrich ise kanonun nasıl oluştuğunu. Üçü birlikte 'fiyat estetik değeri ölçer' varsayımını sınamaya yetiyor.

E. H. Gombrich, The Story of Art (1950) · Pierre Bourdieu, Distinction (1979) → katalogda: La distinction: critique sociale du jugement. · Pierre Bourdieu, The Field of Cultural Production (1993) · John Berger, Ways of Seeing (1972)

Çeviride ne kaybedilir, ne kazanılır?

"Çeviride kayıp olur" cümlesi tez değil. Sor: kaybı ölçen bir ölçüt var mı, yoksa kayıp yerine dönüşüm mü demek gerekiyor? Venuti çevirmenin görünmezliğini politik bir mesele olarak kuruyor, Steiner kaybı kaçınılmaz sayıyor, Baker ve Munday ise kararı teknik düzeyde ayrıştırıyor. Mütercim-tercümanlık için temel tartışma.

Susan Bassnett, Translation Studies (1980) · George Steiner, After Babel (1975) · Lawrence Venuti, The Translation Studies Reader (2000) · Mona Baker, In Other Words (1992) · Jeremy Munday, Introducing Translation Studies (2001)

Konu bankası: Eğitim, dikkat ve şehir

Kamusal alanı kamusal yapan tasarım mı, kullanım mı?

Kamusallığı tasarım özelliği olarak değil kullanım olarak ölçmeyi dene: iyi tasarlanmış ama kullanılmayan meydan kamusal alan mı? Whyte doğrudan gözlem verisi topluyor, Sennett kavramsal çerçeve kuruyor, Gehl ölçüm yöntemi öneriyor. Mimarlık ve kent tasarımı için sahada sınanabilir.

Richard Sennett, The Fall of Public Man (1977) · Jan Gehl, Life Between Buildings (1987) · William H. Whyte, The Social Life of Small Urban Spaces (1980) · Matthew Carmona, Public Places, Urban Spaces (2003) · Richard Sennett, Building and Dwelling (2018) · Jane Jacobs, The Death and Life of Great American Cities (1961)

Etkili çalışma yöntemi sezgiyle neden çelişiyor?

"Nasıl çalışmalı" sorusunu kanıta bağla: sezgisel olarak etkili görünen yöntemler (tekrar okuma, altını çizme) neden ölçümde kötü çıkıyor? Make It Stick doğrudan bu çelişkiyi kuruyor: kolay gelen yöntem az öğretiyor. Carey aynı bulguyu popüler düzeyde topluyor, Hattie yüzlerce çalışmanın etkisini kıyaslıyor, Dewey ise 'deneyim öğretir' varsayımının sınırını gösteriyor.

Peter C. Brown, Make It Stick (2014) · Benedict Carey, How We Learn (2014) · John Hattie, Visible Learning (2009) · John Dewey, Experience and Education (1938)

Dikkat kıt bir kaynaksa kim onu satın alıyor?

Dikkat dağınıklığını kişisel zayıflık olarak ele almak zayıf bir tez. Sor: dikkat satılan bir ürünse sorumluluk nerede? Wu iş modelini, Carr bilişsel etkiyi, Gazzaley ve Hari ölçülen sonucu veriyor; Postman aynı mekanizmayı televizyon için kurmuş. Dört farklı düzeyde açıklama, karşılaştırma için ideal.

Nicholas Carr, The Shallows (2010) · Tim Wu, The Attention Merchants (2016) · Adam Gazzaley, The Distracted Mind (2016) · Johann Hari, Stolen Focus (2022) · Neil Postman, Technopoly (1992)

Üniversite ne için var?

Üniversitenin amacını genel olarak tartışmak yerine tek bir gerilimi seç: araştırma mı öğretim mi ya da kamu yararı mı istihdam mı? Newman kurumu kendi içinde bir amaç sayıyor, Nussbaum piyasa çerçevesine karşı çıkıyor, Freire ise eğitimin kimin çıkarına işlediğini soruyor. Kendi kurumun hakkında yazmak kanıt bulmayı kolaylaştırıyor.

John Henry Newman, The Idea of a University (1852) · Martha C. Nussbaum, Not for Profit (2010) · Paulo Freire, Pedagogy of the Oppressed (1970)

İki dil bilmek düşünmeyi değiştiriyor mu?

Bilişsel avantaj iddiası son on yılda ciddi biçimde sorgulandı. Tezi bulgunun kendisi değil, iddianın hangi kanıt türüne dayandığı üzerine kur. Grosjean iki dilliliği eksik tek dillilik olarak görmeyi reddediyor, Pinker dil yeteneğini tür düzeyinde açıklıyor, Ellis ve Wardhaugh ise öğrenme ve toplumsal bağlam tarafını veriyor. Aynı olguyu üç ayrı disiplin ölçüyor.

François Grosjean, Bilingual: Life and Reality (2010) → katalogda: Bilingual life and reality · François Grosjean, Life with Two Languages (1982) · Steven Pinker, The Language Instinct (1994) · Ronald Wardhaugh, An Introduction to Sociolinguistics (None) · Rod Ellis, Second Language Acquisition (None) · H. Douglas Brown, Principles of Language Learning and Teaching (None)

Veri sporu daha iyi mi anlatıyor, sadece farklı mı?

Veri analizinin "daha doğru" olduğunu varsayma. Sor: ölçülebilen şeyler oyunun önemli kısmıysa mı, yoksa ölçülebildiği için mi önemli sayılıyor? Lewis dönüşümü anlatıyor, Anderson-Sally futbolda aynı yöntemin sınırlarını gösteriyor. Sporla ilgilenen öğrenci için gerçek hayat kanıtı hazır.

Michael Lewis, Moneyball (2003) · Chris Anderson, The Numbers Game (2013) · David Sumpter, Soccermatics (2016) · Nate Silver, The Signal and the Noise (2012) · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011) · Charles Wheelan, Naked Statistics (2013)

Kalabalıklar panik mi yapıyor, dayanışma mı kuruyor?

Panik varsayımını sorgula: kalabalık bireyi çözüyor mu, yoksa yeni bir davranış kuralı mı üretiyor? Cevap tahliye tasarımını değiştiriyor. Canetti kalabalığı kendi mantığı olan bir biçim olarak okuyor, Zimbardo ve Aronson aynı olguyu deneysel sosyal psikolojiden kuruyor. Aynı olgunun kuramsal ve deneysel iki okuması.

Elias Canetti, Crowds and Power (1960) · Philip Zimbardo, The Lucifer Effect (2007) · Elliot Aronson, The Social Animal (1972)

Şehri araba mı biçimlendirdi, biz mi arabayı seçtik?

Otomobil bağımlılığını tüketici tercihi saymak yanlış olabilir. Sor: sokağın kime ait olduğu ne zaman ve kim tarafından yeniden tanımlandı? Jacobs ve Gehl sokağı kullanıcının davranışından okuyor, Lynch ise şehrin zihinde nasıl temsil edildiğini ölçüyor. Ankara'da yaşayan bir öğrenci için doğrudan gözlemlenebilir.

Jan Gehl, Life Between Buildings (1987) · Jane Jacobs, The Death and Life of Great American Cities (1961) · Kevin Lynch, The Image of the City (1960)

Konu bankası: Kanıt, ikna ve haklar

İkna teknikleri argümanın yerini alabilir mi?

İkna teknikleriyle argümanı karşı karşıya koy: geçerli bir argüman ikna edici olmak zorunda mı, ikna edici bir metin geçerli olmak zorunda mı? Cialdini mekanizmaları deneysel olarak gösteriyor, Lakoff dilin çerçeveleme gücünü. İkisi de bu dersin kendi konusuna doğrudan bağlanıyor.

Robert B. Cialdini, Influence: The Psychology of Persuasion (1984) → katalogda: Influence : the psychology of persuasion · George Lakoff, Metaphors We Live By (1980) · Aristotle, The Art of Rhetoric (None) · Alfred Jules Ayer, Language, Truth and Logic (1936) · George Orwell, Politics and the English Language (None)

Sayı bir iddiayı nasıl gizler?

"İstatistikler yalan söyler" klişesini bırak; belirli bir mekanizma seç: taban oranı, seçilmiş eksen, hayatta kalan yanlılığı. Huff'ın 1954 kitabının hâlâ geçerli olması başlı başına bir bulgu; Wheelan ve Rosling güncel örnek veriyor, Silver ve Kahneman ise hatanın okurda değil yöntemde olduğunu gösteriyor.

Darrell Huff, How to Lie with Statistics (1954) · Charles Wheelan, Naked Statistics (2013) · Hans Rosling, Factfulness (2018) · Nate Silver, The Signal and the Noise (2012) · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011)

Korelasyondan nedene geçmek için ne gerekir?

Korelasyon-nedensellik ayrımını tekrar etmek yeterli değil. Sor: hangi ek varsayım eklenirse gözlemsel veriden nedensel sonuç çıkar? Pearl formel bir çerçeve, Angrist yarı-deneysel yöntem sunuyor; ikisi aynı soruna farklı cevap. Teknik ama tartışılabilir, yani bu ders için uygun.

Judea Pearl, The Book of Why (2018) · Joshua D. Angrist, Mostly Harmless Econometrics (2009) · Joshua D. Angrist, Mastering Metrics (2015) → katalogda: Mastering 'metrics : the path from cause to effect · Daniel Kahneman, Thinking, Fast and Slow (2011) · Karl Popper, The Logic of Scientific Discovery (1959)

Görülmeyen emek nasıl ölçülür?

Görünmez emeği ahlaki bir mesele olarak değil ölçme sorunu olarak kur: milli hesaplara girmeyen emek politikayı nasıl çarpıtıyor? Criado Perez veri boşluğunu somut örneklerle gösteriyor, Hochschild duygusal emeği ölçülebilir bir kavram hâline getiriyor. Ölçme sorunu olarak kurulduğunda tez kanıtlanabilir hâle geliyor.

Caroline Criado Perez, Invisible Women (2019) · Arlie Russell Hochschild, The Second Shift (1989) · Arlie Russell Hochschild, The Managed Heart (1983)

İfade özgürlüğünün sınırı zarar mı, hakaret mi?

Sınırı "hakaret" üzerinden değil zarar üzerinden tartış: sözün zararı nasıl ölçülür, ölçülemiyorsa sınır neye göre çizilir? Waldron sınır savunuyor, Mill klasik karşı çerçeveyi veriyor, Matsuda'nın derlemesi ise zararın kime ve nasıl dağıldığını gösteriyor. Üç konumlu net bir tartışma.

Jeremy Waldron, The Harm in Hate Speech (2012) · John Stuart Mill, On Liberty (1859) · Mari J. Matsuda, Words That Wound (1993)

Mahremiyet "gizleyecek bir şeyim yok" ile çürütülebilir mi?

"Gizleyecek bir şeyim yok" itirazını ciddiye al ve çürüt: mahremiyet bir sır saklama hakkı değilse ne ve bu tanım itirazı neden geçersiz kılıyor? Zuboff meseleyi mülkiyet, Schneier altyapı, Foucault ise görülmenin davranışı değiştirmesi üzerinden kuruyor; Orwell bunun edebî uç örneğini veriyor. Karşı argümanla başlayan bir deneme yapısı için ideal.

Shoshana Zuboff, The Age of Surveillance Capitalism (2019) · Bruce Schneier, Data and Goliath (2015) · George Orwell, 1984 (None) · Michel Foucault, Discipline and Punish (1977)

Hayvan hakları bir uzantı mı, farklı bir ölçüt mü?

Hayvan haklarını insan haklarının uzantısı saymak bir varsayım. Sor: ölçüt acı çekme kapasitesiyse, sonuçları nereye kadar götürmek gerekir? Singer faydacı, Regan hak temelli, Nussbaum yeterlilik temelli, Donaldson ise siyasi üyelik temelli çerçeve kuruyor. Aynı sonuca dört farklı gerekçeyle varan kaynaklar, ödev için güçlü.

Peter Singer, Animal Liberation (1975) · Tom Regan, The Case for Animal Rights (1983) · Martha C. Nussbaum, Frontiers of Justice (2006) · Sue Donaldson, Zoopolis (2011) · Peter Singer, The Expanding Circle (1981)

← ENG 101 ana sayfatezgâhı aç →